TAMER AKIN

Tamer Akın, bir kariyer koçu. İnsanların hayatına dokunmayı, onlara farklı bakış açıları kazandırarak kendi hayatlarının öznesi olabilmelerini misyon edinmiş bir koç. Kendi hayatını sorgulamalarla başlamış bir serüvenden, hep daha iyiye, güzele olan inancından başladı sohbetimiz. Ve derinleştikçe kendime döndü sorular. Kendi hayatıma…

Umarım siz de bu keyifli sohbetimizi okuduğunuzda kendi hayatınıza dair bazı ipuçları yakalayabilirsiniz.

Tamer Bey, kısaca kendinizden bahseder misiniz bize?

İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi bölümünden mezunum. Benim için üniversite yılları kendini keşfetme anlamında önemli tohumların filizlendiği yer oldu.Her zaman daha iyisi olduğuna inanan bir felsefeye sahibim. Sorgulamayı çok seviyorum. Sorular benim hayatımda büyük bir önem taşıyor. Bu sebeple de her zaman hayatı sorgulayan, bir şeyi nasıl daha iyi hale getirebilirim diyen bir bakış açısın sahip oldum.

Kariyer koçluğu serüveniniz nasıl başlıyor? Nasıl karar verdiniz bu mesleği icra etmeye?

Bazı sorgulamalar insanı farklı noktalara sürüklüyor. Mesela “Ben neden bu dünyada bulunuyorum? İş hayatında nasıl bir yerde olmak istiyorum?” gibi birtakım soruları kendime soruyordum. Bu sorular beni farklı konularda araştırmalar yapmaya yöneltti. Aslında ben lise yıllarımdan beri insanları dinlemekten ve onların sorunlarını çözmeye yardımcı olmaktan mutluluk duyuyordum. Bunu iş hayatında nasıl yapabilirim diye yoğun bir şekilde düşünürken koçlukla tanıştım. Bu yolculuğa çıkış gayem para odaklı değil tamamen kendi mutlu ve iyi hissetmemdi. Bu süreçte de sürekli okuyarak,eğitimler alarak, bu alanda çalışan uzmanlarla tanışıp onlarla işbirliği yaparak ilerledim. Üniversiteye gitmek,insanın hayatında başlı başına bir dönüşümü başlatıyor.Heleki farklı bir şehirde iseniz ailenizden ayrısınız ve yeni bir şehirde yeni bir yaşam kuruyorsunuz. Farklı kültürlerden pek çok insanla karşılaşıyorsunuz.Bu müthiş bir zenginlik.Tabi bir yönüyle de bu süreç içinde kendinizle daha çok yakınlaşma fırsatı buluyorsunuz. Bu da insanı çok geliştiriyor. Ben de üniversitede bütün bu farklılıkların gelişimiyle kendi yolculuğa çıkmış oldum ve “Ben ne yapmak istiyorum?, Ben ne yaparsam mutlu olurum?” sorularını kendime sordum.Üniversite yıllarında yapmış olduğum bir staj sırasında almış olduğum bir eğitimden çok etkilendim.Okul bittikten sonra bu alanda çalışmayı kafama koymuştum.Bu sorularım beni Türkiye’de kişisel gelişim kavramının öncülerinden birine götürdü. Kendisinin kitaplarından da çok etkilenmiş biri olarak bir gün kendisiyle Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Kariyer Günleri’nde tanıştım.Orada ben kendisine bu düşüncelerimden bahsettim.Kendisi de beni Erenköy’de bulunan bir eğitim şirketine davet etti.Orada birlikte eğitim çalışmalarına başladık. Ben onun asistanı gibi çalışıyordum.Birlikte çalıştığımız süre boyunca ondan birtakım eğitimler aldım, onun yanında eğitimlere katıldım. Bu şekilde benim koçluk ve eğitim alanındaki yolculuğum başlamış oldu.

Bu meslek için çoğu kişide insanlara yardımcı olmadan çok pazarlama işin içindeymiş gibi bir algı var. İnsanların kariyer koçları için böyle bir algısı olmasına nasıl bakıyorsunuz?

Popüler olan her alanda insanların ilgisinin ve bu popülaritenin suistimal edildiği bir üzücü bir gerçek. Böyle olunca bu meslek de bir rant kapısına dönüştü. Farklı isimlerle pazarlandı. Koçluk kavramının içi boşaltıldı, mesleği itibarsızlaştırma adına bu alanda eğitimi ve uzmanlığı olsun olmasın herkese koç denilmeye başlandı.Bu durum da bu hizmete ihtiyaç duyan insanların kafasını karıştırdı. Bir yönüyle de insanların hizmet alacağı kişiyi titizlikle seçmesi açısından yararlı oldu diye düşünüyorum.

Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Ben kendimi güvenilir bir yol arkadaşı olarak tanımlıyorum.İnsanları dinlemeyi çok sevdiğim için ve bunu samimi bir şekilde yapabildiğim içininsanlar kendi hayatlarıyla ilgili en özel bilgileri rahatlıkla benimle paylaşabiliyor.Bu da verilen hizmetin verimliliğini oldukça arttırıyor.

Neden kariyer koçluğu?

Deneyimlerim ve gözlemlerim sonucunda insanların hayatında iki temel alan olduğunu tespit ettim. Birincisi ilişki, ikincisi kariyer. Koçluk alanları içerisinden metodoloji ve deneyimlerim ışığında kariyer alanında insanlara hizmet vermeyi uygun buldum.

Kendinize bu alanı seçtikten sonraki adımlarınız neler oldu?

Öncelikle bir koçun başkasına bu hizmeti verebilmesi için öncelikle kendi potansiyelini keşfetmesi,gerçeklerle yüzleşmesi ve kör noktalarının farkına varması gerekiyor.Kişi, bu süreci kendinde deneyimledikten sonra başkalarının da bu deneyimi yaşaması için doğal bir motiavasyona sahip oluyor. Bununla birlikte her koçun kendisinin de bir mentörü olması gerekiyor.Böylece kendisinden daha deneyimli bir mentörle daha hızlı yol alıyor.Burada vurgulamam gereken önemli bir nokta da insanın kendini geliştirme sürecinin hayat boyu devam ettiği ve her zaman öğrenci olmanın gerekliliğidir.Koçluk hiçbir zaman bir eğitim aldım artık koç oldum demek değildir.

Tam da o noktaya değinmek istiyordum.Nasıl bir birikim gerekir de kişi kendisine “tamam artık ben bir kariyer koçuyum” der?

Şöyle ki şu an ülkemizde bu bir üniversite programı statüsünde bir doktorluk, bir psikolog olmak gibi değil. Yurtdışında bunun eğitim programları var. Bizde henüz bu seviyede değil. Bizde birtakım eğitim veren şirketler bulunuyor.Şu anda koçluk eğitimi veya sertifikası olsun olmasın herkes bu sıfatı rahatlıkla kullanabiliyor.Tabi koçluk adı altında ne yapılıyor çok da bilmiyoruz. Benim önerim koçluk eğitimlerini tamamlamış, belli deneyim seviyesine ulaşmış,referansları geçerli koçlardan bu hizmetin alınması. Yoksa koçluk adı altında yapılan farklı uygulamalar başka sorunlara yol açabilir.

Koçun o deneyimlere ulaşması nasıl olacak? Kendi sesini duyurması, insanlara ulaşması?

Ben bu konuda kendimden bir örnek verebilirim. Ben bu işe ilk adım attığım zaman çevremde koçluk alanında farkındalığa sahip pek kimse yoktu. Çok sınırlı bir çevrem vardı. Hatta ailem tarafından da başlarda ciddiye alınmamış ve destek görmemiştim. Çünkü bu eğitim ve gelişim süreci için önemli bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Ben gelişim yolculuğum sürecinde koçluğun yaşam amacımı gerçekleştmenin yollarından biri olduğunu keşfettiğim için hiçbir harcamadan kaçınmadan büyük bir kararlılıkla ilerledim.Bu da aslında insanın kendinde bunu hissetmesi, yaptığı çalışmaların karşılığını görmesiyle oluyor. Yaptığınız işi sahiplendiğinizde ve buna para kazanma haricinde yaşam amacı düzeyinde bir yaklaşımla ele aldığınızda etkileyeci ve memnuniyet düzeyi yüksek bir hizmet veriyorsunuz.İyi bir hizmet verdiğinizde hizmeti alan kişi çevrsindeki diğer insanlarla paylaşıyor ve sizin bir müşteri çevreniz oluşuyor. Reklamcılığın en iyi şekli dediğimiz kulaktan kulağa yayılma şeklinde bir pazarlama faaliyeti gerçekleşiyor.Bunun yanısıra internetin gücünden de yararlanmak gerekiyor. Koçluk eğitimlerini tamamladıktan sonra kendime müşteri bulmak için aralştırma yaparken sosyal medyanın gücünü keşfettim.İşe bir web sitesi yapmakla başladım.Sonrasında web siteme entegre bir şekilde diğer sosyal medya kanallarındave e-posta yoluya sunduğum hizmetlerden diğer insanları haberdar ettim. Sosyal medya değerli insanlarla tanışmak ve işbirliğinde bulunmak için inanılmaz fırsatlar sunuyor. Şu an katıldığım etkinliklerde seminerlerde, toplantılarda çalışmalarım ve benim hakkında bilgi sahibi insanlarla tanışmak beni mutlu ediyor.

Hizmet almak isteyen kişiler genellikle ne tür sorunlardan dolayı size ulaşıyorlar?

İnsanlar kariyerlerinde belli bir yere geldiklerinde, iyi bir pozisyonda maddi beklentilerini tatmin eden ve yan haklar açısından da iyi bir noktada iken manevi anlamda bir tatminsizlik hissi yaşıyorlar.Bunun nedenini keşfetmek üzere bir koçla çalışmaya başlıyorlar. İşe giderken ayakları geri geri gidiyor. Sadece bazı getirileri olduğu için işine devam etmek durumunda kalıyor.Kariyer hedefi başkaları tarafından belirlenmiş kişilerde bu durum daha yoğun yaşanıyor.Bunun yanısıra uzun süren işsizlik dönemleri kişinin kendini yeniden değerlendirmesi için bir imkan sağlıyor.Hayalindeki işe en kısa sürede kavuşabilmek için bir koça gidiyor.Üniversiteden yeni mezun olmuş kişiler de kendilerine uygun işi bulabilmek için bir koçla çalışmak istiyor.Bunların haricinde hayatınının aslında başka bir alanında sorun olan ve bunun kariyerinden kaynaklandığını düşünen kişiler de koçla çalışıyor.Mevcut işinde daha iyi bir performans sergilemek isteyenler,terfi sürecinde olanlar da koçluktan yararlanıyor.

Kurumlardaki yapı nasıl oluyor?

Ben iş modeli açısından daha çok bireysel alanda çalışmayı tercih ettim.Şirketler maliyeti dolayısıyla şirkette önemli noktalarda bulunan kişilere bu hizmeti aldırıyorlar.Kurum koçu olarak çalışan kişiler haftanın belirli günleri şirkete geliyor yada koçluk alacak kişiler koçun ofisinde bu hizmeti alıyor.Bunlar genellikle yönetici,müdür,genel müdür yardımcısı ve genel müdür,direktör pozisyonlarındaki kişiler oluyor.Bazı kurumlar yöneticilerinden bunu kendi alt kademelerindeki çalışanlarına yapmasını isteyebiliyor.Yapılan araştırmaların sonucunda koçluk alan kişilerde ve şirketlede %80’e varan oranlarda verimlilik artışı yaşanıyor. Bu daha öncesinde insan kaynaklarının alanıydı da şimdi bu görevi koçlar mı üstlendi? Bunun için iki yol izleniyordu. Birinci seçenek,insan kaynaklarındakin ilgili kişileri koçluk eğitimine gönderilip daha sonra bu hizmeti şirkette ihtiyaç duyulan personellerine sunması isteniyor. İkinci seçenek ise, dışarıdan bir koçla anlaşarak ondan bu hizmetin alınması şeklinde oluyor.

Bu hizmetten yararlanmanın maliyeti nasıl oluyor?

Kişi ve kurumlara göre bu maliyet büyük oranda değişkenlik gösterdiği için güncel bilgilere ilgili kişi ve kurumların web sitelerinden ulaşmaları daha uygun olacaktır.

O zaman hizmet alacak kuruluşların da bilinçli olması gerekiyor?

Kesinlikle.Koçluk hizmetine başvurulmadan önce kurumun koçluktan beklentileri netleştirilmeli.Sonrasında kimlerin bu hizmetten yararlanacağı doğru bir şekilde saptanmalı.Hizmet alınacak kişiden veya firmadan referanslar istenmeli,demo görüşme talebinde bulunulmalı. Bir de önemli bir nokta olarak bireysel koçluk talep eden firmalar bir koç havuzu oluşturarak koçluk alacak kişilere bu havuzdan seçim şansı sunmalı.Böylelikle danışan ve koç arasındaki kimya uyumundan emin olunarak sürecin verimliliği arttırılmalı.

Siz nasıl karar verdiniz hangi ekolü seçeceğinize?

İlk aldığım koçluk eğitimi, çalışmalarını yakından takip ettiğim bu işe yıllarını vermiş bir uzmana aitti.Bir hafta süren bu koçluk eğitimi beni daha fazlasına yöneltti. Yaptığım araştırmalar, daha önceden bu eğitimi almış olan kişiler ve o eğitim firmasının eğitimcilerinin yaklaşımı benim akredite bir kurumdan eğitim almamı sağladı. Akredite eğitimlerin içeriği uluslarası standartlarda ve uzmanlarca onaylanmış bir formata sahip Eğitim sonrası sertifikasyon süreçleri ve birtakım unvanlarla kalite anlamında içinizin rahat etmesi sağlanmış oluyor. Koçluk eğitimi veren kişilerin ve şirketlerin referanslarına bakmak gerekir. Kaç yıldır bu alanda çalışıyorlar, hangi firmalara ve kişilere bu hizmeti vermişler.

Genellikle hangi sektörlerden müşterileriniz oluyor?

Danışan profilinizden bahseder misiniz? İnsan Kaynakları,Enerji,IT... İlk aklıma gelen sektörler. Danışan profilim çoğunlukla, kendini geliştirmeye önem veren,farkındalığı yüksek,potansiyelini açığa çıkarmak isteyen,zamana değer veren ve başarılı olma güdüsü yüksek kişilerden oluşuyor.

Koçluk yaparken yaşadığınız ilginç bir deneyiminiz var mıdır?

Spor malzemeleri üreten Dünya’nın en önde gelen firmalarından birinde İnsan kaynaklarında çalışan bir danışanım vardı. Görüşmelerimiz sonucunda aslında ona en uygun işin koçluk olduğu ortaya çıktı. Daha sonra kendisi başta koçluk eğitimi olmak üzere birçok eğitimi başarıyla tamamladı. Kendisi şu an koçluk yapıyor ve başka insanlarının yaşamlarını değiştirmesinin yanısıra maddi anlamda da bu işten gelir sağlıyor. Bir insanın potansiyelini açığa çıkmasına katkı sağlamak ve sonrasında onun gösterdiği gelişimi izlemek inanılmaz keyifli.

İnsanlar sorunlarını yakın hissettiği, güvendiği bir insana da açabilir ve fikir alabilirler. Koçluğu bu durumdan ayıran profesyonel kısım ne oluyor?

Sorunumuzu anlattığımız kişi bizi dinler ve kendine göre bize bir tavsiye verir veya teselli eder.Burada kişi kendi hayatını esas aldığı için verilen çözüm bize uymayabilir.Hatta bizi olduğumuzdan daha kötü bir duruma da sürükleyebilir.Bir koç ise tavsiye vermez.Sorduğu sorularla kişiye kendi çözümlerini buldurur.Kişi çözümleri kendisi bulduğu için sahiplenir ve uygular.Koçluk çalışması gücünü zaman,enerji ve maddi kaynak ayırdığınız ve üzerine de koça karşı sorumluluk yüklendiğiniz bir yönteme sahip olmasından alır.

Siz koçluğu nasıl tanımlıyorsunuz?

Koçluğun sevdiğim tanımlarından bir tanesi koçluğun düşünceleri tahrik etme sanatı olduğunu söyler. Kişi doğru soruları sorduğu zaman doğru cevapları da alıyor.Böylece hayatını kendisine en uygun olacak şekilde yaşama fırsatına sahip oluyor.Koçlukta yapılan şey aslında potansiyelimizi performansa dönüştürmemizi sağlayan engelleri bulup ortadan kaldırmak. Her bireyin ortaya çıkarılmayı bekleyen eşsiz bir potansiyeli var.Onu ortaya çıkardığında yaşam kalitesi yükseliyor.Tatmin edici bir yaşam sürmeye başlıyor.

Peki, bir kariyer koçu olarak genç girişimcilere vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Girişimcilik ülkemizde çok ihtiyaç duyulan bir kavram.Bizi ülke olarak dünya arenasında üst sıralara çıkarabilecek desteklenmesi gereken bir yaklaşım. Hayatımızın her alanında olduğu gibi girişimcilik yaparken de ödediğimiz bir bedel var. Bu yüzden benim önerim genel olarak öncelikle kendilerini iyi bir şekilde tanıyıp bu işe girme konusunda planlamalarını en iyi şekikde yapsınlar.Hemen hemen herkesin kendi işinin patronu olma hayali vardır.Bu yola çıkmayı düşünenlerin “gerçekten benden girişimci olur mu? risk alabilir miyim?, benim aile yaşantıma uygun mu?” gibi soruları kendilerine sormaları gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada girişimcilerin hayat hikayelerini okumaları,mümkünse örnek aldıkları girişimcilerle sohbet etmelerini öneririm.Linkedin bu kişilere ulaşmak için kullanabilecekleri güzel bir platform.

Evlisiniz sanırım. Bu mesleğin evlilik hayatınıza ne gibi etkileri oluyor?

Eşim,işim konusunda bana her zaman destek olmuştur. Kendisi de bir eğitimci, anaokulu öğretmeni. Hatta bu aramızda şaka konusu bile oluyor. Sen eğitimi küçük yaştakilere veriyorsun, ben de büyüdüklerinde veriyorum şeklinde. Kişilerin hangi işi yapacak olursa olsunlar ilk önce özel yaşamlarını bir düzene sokmalarını öneririm. Düzenli bir aile yaşantısının kariyerinize katkısı çok yüksek düzeyde oluyor. Zorlu hayat koşullarında insanın yanında bir desteğin olmasını çok önemli buluyorum. Eşler birbirini geliştiriyor. Eşimle tanıştıktan sonra bende olan pek çok farklı özelliği de keşfettim. Gelişim yolculuğunda eşimle de bir seminerde tanıştığımı paylaşmak isterim.

Sizin ileriki hedefleriniz neler?

Şu anda ben özel sektörde bir şirkette eğitim uzmanı olarak çalışıyorum.Yakın gelecekteki hedeflerim arasında sorumluluk alanımdaki personelin kendi potansiyellerini hayata geçirebilecekleri ortamı oluşturmak ve devamlılığını sağlamak geliyor.İleriki dönemdeki hedeflerim arasında online bir sistem üzerinden insanların eğitim ve kariyere yönelik ihtiyaçlarına yanıt verebilecek bir platform kurmak.Bunun yanısıra insanların ücretsiz bir şekilde eğitim alabilecekleri kendi kendini finanse edebilecek bir yapı kurmak var.

Röportaj: Cansu Meşedilci